Perşembe, Ağustos 05 2021
|
Başlık |
Soran |
|
Ebu Hanife, namaz kılmayanın imanını muhafaza etmesi zordur demiş mi?
1. Bu söz İmam Azam Ebu Hanife hazretlerinin mi? Değilse, söz doğru mu?
"Yağmurlu ve fırtınalı bir gecede, sokakta, yanan bir mumu bir yerden bir yere söndürmeden taşımak ne kadar zorsa, namaz kılmayan bir insanın imanını muhafaza etmesi o kadar zordur." İmam-ı Azam Ebu Hanife Hz. (rah)
2. İmam Azam Ebu Hanife’ye göre iman amel ilişkisi nedir? İman edip de amle etmeyen mümin midir?
|
ahmet
|
|
İsmail Hakkı Bursevi, hadis uydurmak caiz mi diyor?
- İsmail Hakkı Bursevi Ruhu’l-beyan isimli tefsirinde Tevbe 129. ayeti tefsir ettikten sonra yaptığı açıklamada güya İslam’ın faydasına olmak üzere hadis uydurmanın uygun olabileceğini söylemiş, doğru mu?
- İlgili iddia şöyle:
- Uydurma hadislere yer veren İsmail Hakkı Bursevî (ö. 1137/1724) adeta uydurma hadisleri savunmakta ve kendisine göre bazı gerekçeler aramaktadır. O bu hadisler hakkında şu yorumu yapmaktadır:
- Bu hadisler ya sahihtir veya zayıftır veyahut mevzudur. Eğer bunlar sahih ise haklarında söylenecek bir şey yoktur.
- Eğer zayıf iseler bu durumda da muhaddislerin zayıf hadisle amel edileceği konusunda ittifak ettiği görüşü geçerlidir.
- Mevzu olduğu takdirde ise, İsmail Hakkı şu olayı anlatarak delil aramaya çalışır:
- Zahitlerden birisi, Kuran ve surelerin faziletiyle ilgili hadis uydurmaya başlayınca kendisine bunu niçin yapıyorsun diye sorulunca, şöyle cevap vermiştir:
"İnsanların Kuran’dan uzaklaştığını gördüm, onları Kuran’a yöneltmek için, teşvik etmek için yapıyorum."
- Bunun üzerine hadis uydurmayı yasaklayan hadis kendisine hatırlatılınca da peygamberin aleyhine değil, lehine uydurduğunu söylemiştir.
- İsmail Hakkı bu zahidin sözlerini tevil ederek şöyle savunur: Zahid kişi bu sözleriyle şunu kastetmiştir; Peygamberin aleyhine yalan uydurmak İslam’ın aleyhine ve zararına olan bir harekettir. Halbuki lehine yalan söylemek bunun gibi değildir. Lehine yalan söylemek ise, dinine tabi olmayı ve O’nun izinden gitmeyi teşvik etmektir.
- Böylece uydurma hadisleri rivayet etmenin sakıncası olmadığını kendince ispatlamaya çalışan İsmail Hakkı, hadis rivayeti konusunda ravilerin masum olmadıklarını ve her zaman hata ve yanlışlık yapabileceklerini, neticede sahih denilen bir hadisin bazen sahih olamayabileceğini, dolayısıyla keşf ve rüya yoluyla hadis almanın doğruluğunu savunmakta ve İbnü’l-Arabi gibi velilerin keşif yoluyla hadis aldıklarını izah etmeye çalışmaktadır. (bk. İsmail Hakkı Bursevî, Ruhu’l-beyan, 3/547-548)
|
ahmet
|
|