Cumartesi, Temmuz 31 2021
|
Başlık |
Soran |
|
Bankaya borcumu ödemezsem dinen mesul olur muyum?
- Benim bankaya yüklü şekilde borcum var, bu borcu ödemezsem dinen mesul olur muyum?
|
ahmet
|
|
Kocam misafir gelmesini istemiyor, ne yapmalıyım?
- Kocam misafir gelmesini istemiyor, gelince sürekli yüzü düşüyor asık suratlı oluyor. Benimle küsüyor ya da sürekli kavga ediyor ne yapacağımı bilmiyorum yardımcı olun yol gösterin lütfen, yardımcı olun.
- Misafir berekettir, rızıktır, yaptığın ayıp, günah desem de hiç değişmedi ne yapmalıyım detaylı bilgi alabilir miyim?
|
ahmet
|
|
İslamiyetin ilk zamanlarında da tefsir ilmi bu kadar gelişmiş miydi?
- Yani Arap olmayan kişiler 600’lü yıllarda İslamiyeti nasıl doğru bir şekilde öğrenebilirdi?
- Madem Arapça çok anlamlı bir dil çeviride sıkıntılar olabiliyor peki Arapça çevirisini yapan kişi bu dili bilmesine rağmen nasıl çelişkili çevirebiliyor?
- Ya da Türkçe okuyup anlamadıkça veya Arapça bilerek okunmadıkça Kuran’ın ne anlamı kalıyor?
- Ayrıca tefsir ilmi diye bir şey söz konusu değildir Kuran yıllar boyunca bilimsel gelişmelerle beraber eğilip bükülmüştür. Dünyanın geoit olduğu dünyaca kabullenilmeden önce Kuran’ın çevirileri farklıydı daha sonra bu konuyla uzaktan yakından olan ayetleri "bakın biz de 1500 yıl önce söylemiştik" gibisinden ortaya attılar. Kuran’ın çelişkili olduğunu tek bir ayetle anlatabilirim (Tek bir ayet dememin sebebi süremizin kısıtlılığıdır isterseniz örnekleri genişletebilirim)
"Biri tatlı ve susuzluğu giderici, diğeri tuzlu ve acı olan iki denizi karışacak şekilde saliveren ve ikisi arasına bir engel, aşılmaz bir perde koyan O'dur." (Furkân Suresi - 53. Ayet Tefsiri Diyanet İşleri Başkanlığı)
Bu ayette Kuran tatlı ve tuzlu suların karışmaması için aralarına bir perde çekildiğini iddia ediyor. Tamamen yanlış! Tatlı ve tuzlu sular birbirine karışır örneğin Cebelitarık boğazına baktığımızda dışardan karışmıyor gibi görünüyor çünkü suyun üst yüzeyinde (yani bir insanın gözüyle görülen kısmında) bir karışma söz konusu değil ancak suyun altına indiğimizde rahatlıkla birbirine karıştığını söyleyebiliriz.
- Yani demek istediğim bu ayet (Bahsettiğiniz gibi "tefsir ilmi" ile sadece çevrilmemiş ayrıca tefsirlenmiş bir ayet) bir insanın o yıllarda kendi gözlemleriyle suların birbirine karışmadığını sanmasından başka bir şey değildir. Eğer Allah dediğimiz tanrı mükemmel ve her şey hakkında doğru bilgi sahibi olan olsaydı bu kadar basit bir hata yapmazdı.
|
Anonim
|
|
İslam miras hukuku, Cahiliye adetinden mi alındı?
- Bazıları Nisa suresi 11. ayette mirasta kadına bir erkeğe iki payını İslam öncesi Cahiliye döneminden alındığını iddia ediyor. Çünkü ilk defa kadına bir erkeğe iki pay veren kişinin Cahiliye döneminde Âmir b. Ceşm b. Hübeyb olduğu söyleniyor. Bu bilgi doğru mudur?
- Bu adam İslam öncesinde böyle bir uygulaması var mı?
- Bazıları Peygamberin bundan aldığını iddia ediyorlar. Benim bildiğim cahiliye Arapları kız çocuklarına miras vermezlerdi. Bu bilgi İbni Habib’in eserinde geçiyor. Bu bilgi yalan mı?
- Bilgi şöyle:
Kaynaklarda Araplar arasında mirastan ilk defa kızlara bir, erkeklere iki pay veren kişinin Âmir b. Ceşm b. Hübeyb olduğu bilgisi yer almaktadır. (İbn Habîb, Kitâbu’l-Muhabber, s. 324; Adnan Demircan, Cahiliyeden İslâm’a Kadın ve Aile, 54-55)
|
makturk
|
|