- Bu eleştiriye nasıl bir cevap verebilirsiniz?
- Canlı resmi çizmenin mubah olup olmadığı hakkında birçok görüş var. Diyanet İşleri Başkanlığı fetvasında, canlı resmi çizmenin eski zamanlarda tevhid inancını korumak amacıyla olup, şimdiki yasak kapsamına girmediği kanısına varılmış. Siz de bu konuda aynı görüşlere sahipsiniz. Verdiğiniz fetvaya getirilen şu eleştiriye cevap vermenizi istirham ederim:
"Modern dönemde ileri sürülen, putperestliğe yol açma illeti ortadan kalktığı için artık sûret yasağının söz konusu olmadığı yönündeki görüş şöyle eleştirilmiştir: Sûret yasağının illetinin putperestliğe yol açma tehlikesiyle sınırlı olmayıp Allah’ın yaratmasına benzeme ve onun yaratması ile boy ölçüşme gerekçesinin de bu hükümde etkili olduğu hadislerden anlaşılmaktadır. Ayrıca putperestliğin hâlâ yaygın olduğu günümüzde putperestliğe götüren yolların kapatılmasına ihtiyaç kalmadığını söylemek mümkün değildir. İnsanlığın entelektüel düzeyinin yükseldiği ve tevhidi koruma ihtiyacının ortadan kalktığı, eski devirlerde insanların düşünce ve tahayyül güçlerinin yeterince gelişmemiş olması sebebiyle putlara tapındıkları ve bu yüzden resmin haram kılındığı şeklindeki yorumlar aydınlanmacı ve pozitivist tarih anlayışının etkisiyle yapılmaktadır."
- Kamudaki görevimden ihraç edildim. Devlet, göreve iade edilmemiz durumunda memuriyette bulunamadığımız zamanlar için maaş ödemesi yapıyor. Bu da benim için 3 yıllık memuriyetten uzakta geçen zaman karşılığında yaklaşık 200 bin lira gibi toplu bir ödeme anlamına geliyor.
- Bu parayı almam caiz olur mu? Caiz olursa hangi kapsamda bu parayı kabul etmiş olurum?
- Devletin bizi mağdur etmesine karşı bir özür mahiyetinde kabul etsek bunun İslam Hukuku’nda bir karşılığı var mı?
- Bütün Türkiye'nin hakkını almış olmaktan çekiniyorum.
- Eğer almak hakkım ise, asıl paranın yanında faizli ödeme yaparlarsa, faiz kısmını ne yapmalıyım?
- Gıybetle ilgili sorularım var, her birine ayrı ayrı cevap verirseniz memnun olurum:
1. Akraba ziyaretlerinde gıybetler çok olabiliyor bu tarz olaylarda akraba içinde çok tepki görmemek için kişi kalben buğzetse bu onu mesuliyetten kurtarır mı?
2. Bir kişi gıybet edilse mesela fiziksel özelliğiyle alakalı bir gıybet olmuş olsa gıybet konusunda helallik istenirken gıybetini ettiğimiz durumu ona söylememiz gerekir mi yoksa sadece gıybetini ettim hakkını helal eder misin mi demek gerekiyor?
3. Gıybetin caiz olduğu durumlarda, kişi hissiyatını katarak konuşursa bu yine gıybete girer mi? Mesela fasık-ı mütecahirin gıybetine cevaz var fakat insanlar bunu anlatırken ister istemez his karıştırıyorlar adama karşı içlerinde bir buğz bir adavet oluşuyor. Bu hissin karışması durumu gıybete çevirir mi?
4. Bu tarz bir şey duydum ama doğru mu bilmiyorum: Mesela bir kişi televizyondayken veya farklı kitlesel bir araçta gıybet etti, bu kişinin helallik alması tam yeterli olmuyor mu? Özrünü yine aynı araçla topluluk içinde mi dilemesi gerekiyor?
5. İnsanlar hakkında zanla hüküm vermeye yetkimiz yok şahitler olması gerekiyor. Bu şahit getirme konusunda her konu, her zan için gerekli şahit sayısı dört müdür? Gerekli şahitler getirilemezse söylenen şey doğru da olsa iftiraya mı girer?