- Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkepleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır?
- Atların süs olması ne demektir?
- Bir tane forumda “Yaratıcılık sıfatı olan birisi (Allah c.c) zamanın ve mekanın ötesinde bir şeydir, bu yüzden Allah’a varlık demek yanlıştır. Varlık kainatın yaratılmasıyla ortaya çıkan bir kavramdır.” diye bir yorum gördüm bu doğru mu?
- Mesela biz insanlar bir varlığız. Allah da bir varlık değil midir?
- Çocukluk travmalarım sebebiyle birçok psikolojik rahatsızlığım var. Özellikle sosyal kaygı hayatı çok zorlaştırıyor.
- Şema terapi almayı düşünüyorum bir Müslüman olarak nelere dikkat etmeliyim?
- Şema terapiyi değerlendirir misiniz?
- Bu iki rivayet internet sayfalarında hadis olarak açıklanıyor. Bu anlamda hadisler var mı? Varsa sahih mi?
1. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz bir gün bir iş için Medîne-i Münevvere hâricine çıkmışlar. Yanlarında ashâbdan Selmân-ı Fârisî varmış. Yolda bir makbereye uğramışlar. Hazret-i Peygamber, o kabristandaki kabirlerin birinin başında uzun uzadıya ağlamışlar. Selman radıyallahu anh "Ya Resûlallah! Niçin bu kadar müteessir olup ağladınız? Bir ayet mi nazil oldu?" diye sorunca Efendimiz buyurmuşlar ki: Hayır ayet nazil olmadı. Bu kabirde yatan zat kabir azabına duçar olmuş, ona ağladım...
Gidecekleri yere gidip dönerlerken yine aynı kabrin başında durmuşlar. Bu defa Resûl-i Ekrem Efendimiz gayet mütebessim ve mesrur imiş. Selman radıyallahu anh, hayretle sebebini sorduğunda, Efendimiz buyurmuşlar ki: Giderken bu kabrin sâhibi azap içinde idi. Dönüşte gördüm ki azabı nimete kalbolmuş ve kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olmuş. Bunun da sebebini Cebrail bana şöyle haber verdi. Bu adamın bir çocuğu varmış. O çocuk bugün ilk defa besmeleyi öğrenip "Bismillâhirrahmânirrahîm" esmasını okumuş. Cenab-ı Hak "Evladı bismillâhirrahmânirrahîm okuyan babayı kabirde azaba giriftar etmem" buyurdu ve besmele hürmetine bu zatın azabını kaldırıp kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe eyledi. İşte bunun için mesrur oldum...
2. İsa aleyhisselam bir gün, bir kabrin yanından geçerken, azap meleklerinin kabirdeki ölüye azap ettiklerini gördü. Geçip işine gitti. İşinden dönerken yine o kabrin yanından geçti. Kabirdeki meyyitin başında rahmet meleklerinin toplandığını ve ona çeşitli nimetler ikram ettiklerini gördü, iki rekat namaz kılıp, Allahü teâlâya bu işin sırrından sual eyledi. Allahü teâlâ; “O meyyit asi idi. Azabımda mahpus idi. Hayatta olan evladı bugün hocaya başlayıp; “Bismillâhirrahmânirrahîm” dedi. Ben de çocuğu dünyada benim ismimi zikrederken, kabirde babasına azap etmeyi keremime layık görmedim. Ona azap etmekten haya edip, azabımı kaldırarak rahmet ve ihsanım ile muamele eyledim” buyurdu.
- İncil’deki bu ayetin manası nedir?
Mısırdan çıkış 3 bölüm 13 Ve Musa Allah’a dedi: İşte, ben İsrail oğullarına geldiğim zaman, onlara: Atalarınızın Allah’ı beni size gönderdi, dersem ve onlar bana: Onun ismi nedir? derlerse, onlara ne diyeyim?
- 14 Ve Allah Musaya dedi: Ben, BEN OLANIM; ve dedi: İsrail oğullarına böyle diyeceksin: Beni size BEN(İM gönderdi 15 Ve yine Allah Musaya dedi: İsrail oğullarına böyle diyeceksin: Atalarınızın Allahı, İbrahimin Allahı, İshakın Allahı, Yakubun Allahı Yehova beni size gönderdi; ebediyen ismim bu (YHVH), ve devirden devre anılmam budur. 15 ayette geçen: "Ebediyen ismim bu ve devirden devre anılmam budur." ifadesi neyi işaret ediyor?
- Eğer bu ayetin Rabbimizden geldiğini kabul edersek, o halde Kuran’da da ALLAH yerine Yehovah geçmesi lazım gelmez miydi?
- Ya da başka bir anlamı mı var?