- İşin içinden çıkamadığım için size ve bir çok yere aynı soruyu sorarak doğru olanı öğrenmeye çalışıyorum. Gerçekten benim için çok önemli bir konu çünkü bütün hayatımı etkileyecek.
- Türkiye'de müteahhitlik yapmak istiyorum ve bunun için araştırmalar da bulunuyorum nitekim çevremde de bu işi yapan bir çok kişi var. Ancak, İslami şartlara uygun olmayan şeyler duyuyorum ve bunun için size sormak istedim.
- Müteahhitlikte ihale usulü devlet işleri yapmak istiyorum. Devlet ihalelerine girip iş alıp bu şekilde bir düzen kurmak istiyorum.
- Alınan ihalelere kontrol mühendisleri atanıyor devlet tarafından yani devlet memurları. Bu kişiler yaptığınız işi kontrol eder ve size ihaleyi almış olduğunuz miktarı ödenmesi için gerekli evrakları imzalar ve sizde bunun karşılığında devletten paranızı alırsınız. Prosedür bu şekilde ilerliyor.
- Ülkemizin son yıllarda girmiş olduğu sıkıntılardan dolayı her sektörde olduğu gibi bu sektörde de sıkıntılar çıkmaya başladı. Şöyle ki;
- eskiden kazanılan paralar kazanılmıyormuş. Her şeyin pahalı olmasından dolayı müteahhitler ekstra aldıkları ihaleler de iş çıkartıyorlarmış bunları kontrol mühendisine iletiyorlarmış oda uygun görürse bu işi de onların aldığı işe dahil edebiliyorlarmış.
Sorum şu:
- Bir çok kişi yukarıda belirttiğim gibi para kazanabilmek için ekstra iş çıkartıyorlar(Bu anormal bir şey değilmiş, çünkü var olan bir şeyi tekrar yapmıyorlar ihalede olmayan ve eskimiş bir çok şeyi yeniliyorlar) kontrol mühendislerine soruyorlar kontrol mühendisi de onaylayıp bir miktar para istiyormuş bu istediği para haram mıdır?
- İhale sahibi müteahhit rüşvet mi vermiş oluyor?
- Bunu sorduğum da bana bütün işleri yani okulları kamu binalarını devlet binalarını geziyor ve bunlar için uğraşıyor deniliyor bunun içinde emeğinin karşılığında ona hediye olarak veriyoruz diyorlar. Ama şöyle bir şey de var aldıkları hakedilmeyen daha doğrusu yapmadıkları şeylerin parasını almıyorlar işi yapıyorlar ekstra para kazanmak için belirttiğim şekilde yeni işler çıkartıyorlar ve kontrol mühendisi bunu uygun gördüğünde de ihale sahibi ona hediye veriyor.
- Ancak, bu kişi devlet memuru ve devletten yaptığı iş için Milletin vergisiyle zaten maaşını alıyor. Ben bu işe girmek içinde son 2 yıldır çabalıyorum öğreniyorum daha yeni yeni işin içine girince bu tür şeyleri öğrendim kaldı ki ben hayatı boyunca banka kredisini bırakın taksitle bile bir şey alan biri değilim. Bu konuda da Allah'a karşı gelmekten korktuğum ve bilgim olmadığı için size sormak istedim.
- Benim anlamadığım nokta da şurası. Ben bu işi yapmak istiyorum ama Türkiye'de bu işi bunun dışında yapmak imkansız diyor herkes. Elbet bir yerlere para vereceksin diyorlar yoksa iş yaptırtmıyorlar diyorlar.
- Ben bu koşulda ne yapmalıyım? Bu iş haram mıdır?
- Ayrıca bu paraları verenler nasıl temizlenecektir?
- Hangi koşullarda verilen para uygundur bu kişilere?
Soru 1: Enfal 52 ve Enfal 54. ayetlerde meallere baktım firavunla ilgili olan kısmın bir kısmı aynı. Örneğin Enfal 52: Bunların durumu: tıpkı Firavunun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir deniliyor ve Enfal 54 de aynı şekilde başlıyor, bunun hikmeti nedir?
- Merak ettim Arapçada da mı aynı şekilde yazılı her iki ayetin başlangıcı, yoksa yine bir mealci yanlışı mı tercüme etmiş?
- Hatta iki ayetin ikisinde de sonrasın da yazılanlarda birbirine benziyor, eğer aynıysa bunun hikmeti nedir?
- İlahi bir kitapta aynı ayetin hemen hemen birbirine yakın iki ayet sonra geçmesinin hikmeti nedir?
Soru 2: Yine Enfal 55’de Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü kafirlerdir ve artık onlar iman etmezler deniliyor, ama sonradan iman eden ateistler de var, bunu nasıl anlamalıyız?
Soru 3: Enfal 57’de savaşta onları öyle darmadağın et ki arkalarındakiler öğüt ve ibret alsınlar denilmekte, bu biraz ağır değil mi?
- Bu resmen işkence edin demek değil midir? Rabbimiz böyle bir şeyi neden ister?
- Ayet yanlış tercüme edilmiş olamaz mı?
Soru 4: Enfal 66. ayet gibi bazı ayetlerin yanlış anlaşılmaya açık olmasının hikmeti nedir?
- Özgür irademizle seçmemiz lazım anlıyorum ama bu özgür irademiz için haşa fazla değil mi?
- Mesela 65 ve 66 yanlış anlaşılmaya müsait değil midir?
- Örneğin haşa Hz. Peygamber önce yüz kişiye bin kişi demiş sonra bakmış yok çok abartmış, demiş yüz kişiye iki yüz kişi yapayım daha iyi olur, haşa böyle anlaşılmaya müsait değil mi bu ayet?
- Ateistler ne yapsınlar bu tür ayetler karşısında?
- Kafaları karışmaz mı bu tür ayetler karşısında?