- İbnül Arabi ve Bediüzzaman’ın bu görüşleri tuhaf geliyor!
1. İbnül Arabi ve Bediüzzaman Hazretleri Maide 37 ve Ali İmran 88’e rağmen cehennem ateşinin Allah’ın bilebileceği uzun bir mühletten sonra can acıtmayacağını ve bu ateşe yavaş yavaş alışılacağını nasıl söyleyebilmişlerdir?
2. Allah (cc) cehennemde ebedi kalacak olanlara vereceği azabı uzun bir mühletten sonra can acıtmayacağı ve yavaş yavaş alışabilecekleri şekilde verecek olsaydı Allah (cc)’ın azabın şiddetini yavaş yavaş azaltması ve ateşin can acıtmayacağı vakitte ateşi söndürmesi (haşa) daha mantıklı olmaz mıydı? Hem yanmaları hem de acı çekmemeleri biraz garip geliyor.
3. Eğer görüşleri yanlışsa “Rahmetim gazabımı geçti.” hadisini nasıl anlamalıyız?
- Allah(cc)’ın gazabı acı çektirmek ise ve rahmeti gazabını geçmiş ise bu cehennemde ebedi kalacak olanların çektiği acıların bir gün biteceğini göstermez mi?
a) Maide 57 ayet: Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. Eğer müminler iseniz Allaha karşı gelmekten sakının.
- Bu ayetin iniş sebebini açıklar mısınız?
- Hristiyan ve Yahudileri dinleri için değil de onların iyi halleri için dost olmakta bir sakınca var mı?
- Bu ayette (ve öteki kafirleri dost edinmeyin) yazıyor, bu öteki kafirler kimdir?
- Buna göre tüm kafirlerle dost olmak yasaklanıyor mu yoksa belirli bir meseleye uygun belirli kişilere özel olarak mı (öteki kafirler) denilen insanlara mı kasten söylenmiştir?
- Yani sırf onlara özel belirli kişiler için inmiş ve şunlarla dostluk kurmayın gibisinden mi? Yoksa umumi bir şekilde kafirlerle dost olmayın mı deniliyor?
b) Maide 64 ayette neden Allah’ın iki eli tabiri kullanıyor?
- Sitedeki makalenizi okudum ve “El” kelimesinin hangi anlamda kullanıldığını anladım, ama neden sonrasında “iki el”?
- Aynı insanlardaki gibi "iki el" şeklinde kullanılmasının hikmeti nedir?
- Mesela sadece "eli açıktır" denilse anlarım, neden iki eli de açıktır denilmiştir?