"Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." Haşr 1 Meali.
"Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin." Ahzab 41.
- Şimdi soruma geçeyim, lütfen dikkat ile okuyup beni anlamaya gayret ediniz. Sizler ilim ehlisiniz, sorumu doğru anlayınız ki doğru cevap veresiniz.
- Haşr 1 mealine göre, yerde ve gökte ne var ise, canlı cansız, örneğin atomdan, buluta, çataldan kaşığa, insandan hayvana her ne türlü şey var ise her şeyi Allahu tealayı tespih etmektedir. Yani her şey, Allah'ı aralıksız tespih etmektedir. Ancak Ahzab 41 mealine göre Allah'ı çokça anın, zikredin diyerek bir tavsiyede bulunulmuş ve zikretmek işi, kulların iradesine bırakılmıştır.
Soru 1: Eğer Haşr 1 mealine göre zikretmek işi yerde ve gökte ne varsa hepsinin zorunlu görevi olarak tecelli ediyor ise, yani meydana geliyor ise niçin Ahzab 41 de "Allah'ı zikredin" denilmiş, çünkü zaten Allah'ı istesek de istemesek de zikretmiş oluyoruz.
Soru 2: Eğer Ahzab 41’deki tavsiyeye göre Allah'ı zikretmek ve ya zikretmemek bizim elimizdeyse ve bu ayet bize sadece bir tavsiye ise, yani Allah'ı zikredip zikretmemekte özgür isek , Allah'ı zikretmeyen insanlar, yani kısaca kafirler Allah demedikçe ve kalplerinde hatırlamayarak Haşr 1 ayetindeki "yerde ve gökte ne varsa her şey Allah'ı zikreder" ayetine karşı koyup -haşa ve kella- onu yenebilmiş olmuyorlar ama zahiren bakınca böyle yanlış bir mana çıkabiliyor. Bunun doğrusunu nasıl anlamak gerek?
- Evet, inkarcıların kolları, kaşı gözü başı Allah'ı zikrediyor olabilir. Ancak inkarcının 1 organı bile veya ruhu veya aklı her ne ise Allah'ı zikretmez ise Haşr 1 mealindeki ayete ters bir hareket yapmış olarak o ayeti haksız duruma düşürmüş olacakmış gibi bir mana çıkabiliyor.
- Fakat Yüce Allah'u teala en doğrusunu bilir diyerek ona havale ediyor ve işin özünü öğrenmek için size bu konu hakkında sorumu soruyorum.