- Çilek bacak denen bacakta kötü görünüme neden olan kahverengi kabarcıklardan rahatsızım. Cildiye doktoruma gittim ve bana tek çözümün lazer epilasyon olduğunu söyledi.
- Benim evlilik yaşım da geldi ve evlenmeyi de düşünüyorum. Eşimin dışarıdaki fitnelerden korunması ve beni güzel bulması açısından tedirgin oluyorum.
- Diğer arkadaşlarımda böyle bir görünüm söz konusu değil ve başka yöntemlerle de bu görünümden kurtulamıyorum.
- Acaba bu durumda bu rahatsızlığımdan bacakla göbek arasını da kapsayacak şekilde bir klinikte bir bayana lazer epilasyon yaptırarak kurtulmam caiz midir? Yoksa sadece diz altındaki kısma mı lazer epilasyon yaptırabilirim?
- Hz. Muhammed’in bazı def çalan kızlara -tam emin değilim- “Allah biliyor ki sizleri seviyorum.” diye iltifat ettiğini okudum. Bu kızlar onun namahremi değil midir?
- Ve ayrıca Ümmü Eymen’e “Gözünde beyaz olmayan adam yoktur.” gibi bir şaka yaptığı da biliniyor. Ümmü Eymen onun mahremi midir (dadısı olduğunu biliyorum fakat emin olamadım)?
- Bu durumda namahremlerle yanlış anlaşılmayacak durumlarda esprili ve yumuşak bir dilde konuşabilir miyiz?
- Ayrıca bir kadına hoşgeldiniz diye iltifat ettiğini okumuştum tam emin olmamakla beraber. Umarım siz kaynakları bulabilirsiniz. Ve Hz. Muhammed’in bu konuşması zaruri kapsamlar dışında mı kalıyor? Kalıyorsa sınırımızı bilerek, fitne çıkmadan namahremle arkadaşça konuşamaz mıyız?
- Camide bulunan subliminal mesajlar yani bazı yerlerde cami içinde şeytani semboller var illuminati veya masonik gibi. Böyle camide namaz kılmak caiz mi? Caiz değilse neden böyle yapıyorlar?
- Seccadede subliminal mesajlar var. Mesela seccade farkında olmadan masonik resimler var. Ne yapmalıyım? Eğer başka seccade yoksa?
- Farkında olarak veya olmadan camide veya seccade subliminal mesaj varsa ve bizde o şekilde namaz kılıyorsak acaba namazımız geçerli mi, imanımıza zarar verir mi?
- Celaleddin Suyuti (ra) nin "Camiül Kebir" ya da "Cemül Cevami" eserinde Hz. Yuşa (as) Gök ilimlerinden en çok faydalanan kişi olduğunu yazar. Öyle ki bu Peygamberin kavmi ne vakit hastalanacaklarını ve ne vakit öleceklerini, çocuklarının ne vakit doğacağını, kimin doğuracağını güneş, ay ve yıldızların hareketlerinden öğrenirlerdi.
- Bu kavim zamanla hak yoldan saptı ve Hz. Davut (as) karşı savaştı. Bu savaşta yıldızların, güneşin ve ay'ın hareketlerini okuyup ölme vakti gelmeyenleri ön safa koyduklarından dolayı savaş Hz. Davut aleyhine gidiyordu.
- Ta ki Allah güneşi, yıldızları ve ay'ın önünü kapattırana kadar (bulutlar ile olabilir).
- Bu hikaye doğru mudur?
- Kutsal kitabimiz Kuran-ı Kerim'de geçmiyor diye biliyorum. Araştırdım ama bulamadım.
- Gaybı Allah bilir diye öğrendik. Böyle bir zamanda Tıp biliminin modernleşmesi ile çoğu hasta insan ne zaman öleceğini bilebiliyor (tümör, kanser vs.). Böyle mi bakmak gerekir? .