- Şimdi biz Allahu Tealanın varlığını birliğini ve İslamın hak din olduğunu bulduk. Ama aklımızla bulduk. Buraya kadar tamam. Ama ya bizim bilmediğimiz bir şekilde akıl bizi yanıltıyorsa (yanlış yönlendiriyorsa?)
- Bu soruya genellikle delilsiz davaya bakılmaz kaidesiyle veya vahiyle cevap veriyorlar. Tamam ama o kaideyi de aklımızla bulduk. Veya vahyin haklılığını da akılla bulduk ve buna benzer şekillerde bu fikri çürütmeye çalıştığımızda çürütürken yine aklımızı kullanacağımız için yine yanlış yönlendirebiliyor. Ve biz gerçek ne hiçbir zaman bilemeyiz derlerse cevabımız ne?
- Bu aklın yerine (vicdan, mantık, beyin) gibi diğer kavramlarda kullanılabilir. Yani kesin mutlak 100 de 100 gerçeği bulamaz mıyız?
- Alimlerin bu konudaki görüşleri nasıldır ve felsefi olarak bu konu nasıl ele alınıyor?
- Kur'an’dan ebced hesabı ile mana istihracı hakkında olumlu düşünen alimlerle, olumsuz düşünen alimleri bir tarafa toplasak; hangi taraf ağır basar?
- Bunun cevabı için meşhur olan alimlerden bir bir isim sayıp neticeye bağlayabilir misiniz?
- Bunu yapamazsanız, bari büyük ve tanıdık alimlerden birkaç isim verebilir misiniz? (10 tane filan, Muhyiddin i Arabi hariç)
- Biyolojiye göre Kulak kıllılığı hastalığı olan bir babanın erkek çocukları kulak kıllılığı hastalığıyla doğar, çünkü kulak kıllılığı y kromozomu ile taşınan bir hastalıktır.
- Şimdi bazı erkeklerde kulak kıllılığı hastalığı varken bazılarında kulak kıllılığı hastalığı olmaması tek atadan gelme mevzusuna karşıt olmaz mı?
- Çünkü babası kulak kıllıysa kesinlikle kulak kıllı olunuyor. Eğer Hz. Adem de kulak kıllılığı varsa neden her insanda yok?
- Eğer Hazreti Adem’de yoksa neden bazı insanlarda var?
- Bu durum tek atadan gelme olayına ters değil midir?
- Yani bu iki farklı durum hastalıklı ve sağlıklı olan 2 babadan gelme olayıyla açıklanamaz mı?