Bu iki kıssa gerçek mi?
a) Abdülkadir Geylani (k.s) hazretleri halka halinde cemaatiyle camide Allahu Zülcelali zikrederken ne yaptıklarını merak eden bir kâfir caminin camından içeriye bakar. Belki der: “Dışarda insanlara anlatacak bir açık bulurum” Ama zikirden başka bir şey göremez. Umutsuzca akşam evine gider ve uykuya dalar. Rüyasında sorguya çekilip yaşamının neticesi olarak cehenneme düşmüştür. Zebaniler cehenneme götürürken birden Abdülkadir Geylani (k.s) Hazretlerini görür. Geylani Hazretleri: “onun başını bize bırakın çünkü o bizim meclisimize başını soktu ”der. Büyük bir korkuyla ve feryatla uyanır. Rüya olduğunu anlayınca biraz rahatlar. Buruk bir sevinç ile koşturarak Geylani Hazretlerini bulmaya gider. Yolda karşılaşırlar. Adam tam konuşmaya başlayacakken Geylani Hazretleri şöyle der; “Eğer başını değil de vücudunu da soksaydın onu da kurtarırdık ” der. Adam bu keramet karşısında imana gelir. Müslüman olup kurtuluşa erer.
b) Bir gün sarhoşun birisi meyhaneden çıkmış evine giderken zikir sesleri duyuyor. Zikrin ne olduğunu bilmiyor, ses nereden geliyor diye merak edip sesin geldiği yere gidiyor. Pencereden içeriye başına uzatmış. Bakmış ki, orada Abdülkadir Geylani hazretlerinin talebeleri bir araya gelmiş zikir yapıyorlar, sohbet ediyorlar, Allah’tan bahsediyorlar. O da bakmış, -" Ya Rabbi bunlar ne güzel insanlar." demiş ve evine gitmiş, evde de ölmüş. Ertesi gün cenazesini kaldırıyorlar, kabre koyuyorlar. Melekler -"Cehenneme götüreceğiz." diyorlar. Gavs-ı zam Abdülkâdir Geylani hazretleri, -"nereye götürüyorsunuz?" diyor. -"Bu adam berbat, bu adamın yeri ancak ateş olur." diyorlar. Gavs-ı Azam hazretleri; -"Başını vermem, vücudunu ne yaparsanız yapın, diyor. Çünkü o baş, o göz benim talebelerime sevgi ile baktı." -"Benim talebelerime sevgi ile, muhabbetle bakan gözü ateş yakmaz. Başını vermem ama geri kalanını ne yaparsanız yapın, beni alakadar etmez." demiş. -Ya Gavs, olur mu öyle şey ? baş bir tarafta vücut bir tarafta olmaz. - Cenab-ı hakk’a arzedin demiş. - Ya Rabbi, ne yapacağız bu mevtayı, demişler. Allah"ü Teala da buyurmuş ki, 'baş ne tarafta ise vücut da o taraftadır. Dolayısıyla, kim olduğumuz değil, kiminle olduğumuz önemlidir. Ve kimi sevmek, kimi sevmemek lazım olduğunu da iyi seçmeliyiz. Ahirette nerede ve kimlerle olmak istiyorsak, buna dünyada karar vermeliyiz."
[İnsan ahirette, Dünya'da sevdiği kişilerle beraber olacaktır...Sevdiklerine bak, ahirette de gideceğin yeri gör.!.]