- Çevremizdeki olaylar hikmet dairesinin kurallarının (fizik, kimya vs.) ve insanların özgür iradelerinin etkilerinin sonucu olarak gerçekleşiyor. Ve biz müminler olarak başımıza gelen her şeyde bir hikmet olduğunu söylüyoruz ve inanıyoruz. Yaşadığımız olaylarda Cenab-ı Hakk'ın hikmet eli olduğunu söylemek, bir şekilde bu olay akışına bir yerde bilinçli, hikmetli bir el dokunuyor sonucunu doğuruyor.
- O halde kaderdeki "hikmet eli", olaylara nasıl ve ne şekilde müdahale ediyor da, olaylar bilimsel kurallar ve insanların seçimleri gibi rastgele sayılabilecek bir halden Allah(c.c)'ın hikmetine mazhar bir hale giriyor?
- Mesela "ata, kazayı; kaza kaderi bozar" gibi bir durumda, bir insana kaza olacak bir olay, neye müdahale edilerek iptal edilebilir?
- Bilimsel kurallara müdahale edilse hikmet sırrı bozulur, özgür iradeye müdahale edilse imtihan sırrı bozulur?
- Bu hadis sahih mi yoksa uydurma bir hadis mi?
- Hadis alimleri bu hadis hakkında ne demiştir?
- Senet ve cerh-tadili için ne denmiştir?
- Sizin görüşünüz nedir?
- İbn Ebu Hâtim'in babası kanalıyla... Hz. Âişe (r.a.) den rivayetine göre bir kadın, Hz. Aişe'nin yanına girip: “Ey Müminlerin annesi, kına, silkinme(?), boya, iki küpe, halhal, altın yüzük ve ince elbiseler hakkında ne dersin?” diye sormuştu. Hz. Âişe şöyle cevapladı: “Ey kadınlar topluluğu, sizin kıssanız, durumunuz birdir; açılıp saçılma olmaksızın Allah Teala size zineti helâl kılmıştır. Yani zînetinizin nâmahrem olan birine görünmesi sizin için helâl değildir.”
- Ahmed bin Hanbel in görüşünde "biz onları onlarda bizleri tenkid ederlerdi ta Şafii gelene kadar o geldi bizi kaynaştırdı" bundan yola çıkarak İmam-ı Şafii ehli hadis ve ehli rey i birleştirmiş midir?