(Rûm, 30/21) ve (Nahl, 16/72) no'lu ayetlere göre her insanın, Hazreti Adem (a.s)örneğinde olduğu gibi, kendi nefislerinden yaratılmış eşleri mi vardır? Evlendiğimiz eşler, bizler dünyaya gönderilmeden önce bizim nefislerimizden yaratılmış eşler mi oluyor? Öyle değilse nefislerimizden yaratılan eşlerimiz kimlerdir? Bendeniz bu ayeti maalesef tam olarak kavrayamadım.
İman nasıl olmalıdır. İnanıyorum demekle iman gerçekleşir mi? Her ayete inanmak imanın gereğidir. Fakat, mesela İsrailoğullarına gökten kudret helvası indirilmesi gibi insan aklının anlamakta zorluk çektiği, devenin su içme sırasının beklenmesi gibi günlük hayatta adiyattan sayılabilecek bir olayı Allah?ın kullarından istemesi, zina yapana değnek vurulması vb. olaylar, alemleri yaratıp onlara nizam veren fevkalade bir gücün o muhteşem icraatları yanında sanki biraz basit kalmıyor mu?
Pek çok düşünce, din vs var. Bu kesrette bir şeyleri araştırmak insanı ürkütüyor. Zira yanlış bir düşünceye kapılıp -eğer haktaysak- dalalete sapma riski var. Çünkü kaynakların objektifliğinden, güvenilirliğinden vs şüpheler oluyor. Ayrıca yüzlerce fikir birliğine varılmamış, ama inançta, istikamette dönüm noktası olan konu var. Bu durumda biz avam hiç tartışmalı meselelere girmeyip klasik bilgilerle mi yetinmeliyiz, yoksa risk alarak bu tartışmaların mevcelerine atılıp ilim mi tahsil etmeliyiz?