Marifetnamede "rıza kişinin aklının alacağı tedbirlerden kurtulmasıdır." Allahın irade ihtiyarına tabi olmaktır"diyor. Bediüzzaman Hazretleri de benzer cümleleri kullanıyor. Biz ise bunu kendi hayatımızda nasıl uygulacağız. Hayr-şer, doğru-yanlış hikmetli-hikmetsiz seçemiyoruz. Sıkıntı endişe sarıyor. Razı olmak, iradeyi tedbiri terk nasıl gerçekleşiyor?
Kuran indiğinde başka arabi kavimlerde vardı ve onların Kuranı Kerimi kendi lehçelerinde yazmalarına izin verildi. Mana değişmese tek harfi dahi değişse bu o zamanki başka arabi lehçe olsa bile Kuran bozulmuş olur mu yani Kuran indiğinde o söz konusu lehçelerle mana değişmese bir hafr dahi değişse o gün dahi bu yasak mıdır. Sorum kuran indiği günü kapsıyor. Bugünü değil.
Eshab-ı kiramdan Ebu Hüreyre hazretlerinin haber verdiği hadis-i şerifte Bir zaman gelir ki, Kur?ân-ı Kerimi mizmarlardan yani çalgılardan okurlar. Böyle okuyanlara ve dinleyenlere hiç sevab verilmez. Allahü Teâlâ bunlara lanet eder buyuruldu. (Müsamere) 2-Radyo, TV ve hoparlörle, faydalı yayınlar yapılması sevabdır; fakat ibadetleri Kur?an-ı kerimi, ezanı, namazı hoparlörle yapmak caiz değildir. Hoparlörden çıkan sese kıraat, yani Kur?an okumak denmez, çınlamak denir. (Elmalı tefsiri)