Al-i İmran Suresi 113-115. ayetlerinde Allah (c.c.) şöyle diyor: "Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah?ın âyetlerini okuyan bir topluluk da vardır. Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır islerinde birbirleriyle yarışırlar. İste onlar salihlerdendir. Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karsı gelmekten sakınanları bilir." Bu ayetlerde Allah (c.c.) bu özellikleri taşıyan ehlikitabı mahşerde mükafatlandıracağını söylüyor, bunu açıklar mısınız?
Bakara Suresi, 284. ayette "Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah'ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir; sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder. Allah her şeye kadirdir." Burada insanın içinden geçenler içinde yargılanacağından bahsedilmiyor mu? Ama bazıları insanın içinden geçirdiği ya da düşündükleri için yargılanmayacaklarını söylüyorlar.
Kur'an-ı Kerim okumaya başlarken, kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınmamız isteniyor, ama neden ayetler euzu besmele ile değil de sadece besmele ile başlıyor?
Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdular ki: "Ahiret ameli ile dünyayı elde etmeye çalışan kul, ne kötü kuldur." (Taberani, Tirmizi) Bu Hadisi açıklar mısınız? Yani ben Allah rızası için namaz kıldım, oruç tuttum dua etmeyecek miyim veya hacet namazı kıldım. Bunun sonunda Allah'tan bir şey isteyemeyecek miyim? Aydınlatırsanız sevinirim.