Yanar Dağlar ile ilgili bir ayet var mı?

Soru Detayı

Kuranda yanar dağlar ile ilgili bir ayet var mı? Kuranda yanar dağlar ile ilgili bir ayet veya peygamberimizin bir sözü var mıdır?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Yanar dağ ile ilgili açık bir ayet veya hadis rivayetine rastlayamadık.

Bununla beraber, “Sakinlerini sarsmasın diye yere sabitlenmiş ulu dağların (revasi) konulduğunu” (Lokman, 31/10), “Dağların birer kazık (evtad) olarak yaratıldığını” (Nebe, 78/7) ifade eden ayetlerden yanardağlara olan işaretleri anlamak mümkündür.

Mesela: Dağların “revasi” (sabitlenmiş) ifadesinden, onların yerküresinin alt tabakasındaki maddeleri toprak üstüne fırlatan volkanik bir olayın olduğuna işaret etmektedir.

Keza, dağların “kazık” olarak vasıflandırılması da, onların toprağın derinliklerine kadar kök saldığına işarettir. Zira, bir yere çakılan kazıkların gereken işlevlerini hakkıyla yapmaları için, ilgili yerine derinliklerine kadar çakılması ve sabitleştirilmesi gerekir. Bu ise, -dışarıdan gelmediklerine göre- toprağın kendi içinden çıkmalarını zorunlu kılar.

Demek ki, bu ayetlerin hikmetli ifadesinden ve tercihli olarak kullanılan kelimelerinden şunu anlamak mümkündür:

Yer’in içinde, hamur kıvamında/ya da sıvı halde bulunan, uçucu gazlarla doymuş durumdaki eriyik vardı. Bu eriyik volkanik bir faaliyet olarak içindeki maddeleriyle birlikte toprağın önemli bir kısmını yerine üstüne fırlatmıştır. Bu fırlatılan yığınlar, yerin derinliklerinden ta yükseklerine kadar uzanan birer kazık olan dağlar olarak inşa edildi.

Bir hadis-i şerfin rivayetine göre peygamberimiz (asm) şöyle burmuştur: “Allah yerküresini yarattığı zaman, (sıvı halde olduğundan, hamuru) şu tarafa bu tarafa kaymaya, hareketlenmeye  başladı. Allah dağları yaratmak suretiyle, yerin hamurunu bir araya getirdi.” (Tirmizi, 4/454)

Yani dağlar, yerin  altından çıkarılıp üstüne fırlatılan yığınlardan yaratılmıştır. Bu ameliyenin bir uzantısı olarak yanardağlar magma püskürtürler.

Uzmanların bildirdiğine göre, Volkanizmayla oluşan başlıca yer şekillerinden biri de Volkan konisidir.

Bu koni, volkanik faaliyet sırasında çıkan katı ve sıvı materyallerin üst üste birikmesiyle oluşan koniye benzer kabartılardır. Tek dağların büyük kısmı birer volkan konisidir. Ağrı, Süphan, Erciyes vb. dağlar bu türdendir.

- Yerküresinin yaratılışıyla ilgili Bediüzzaman hazretlerinin yukarıda ifade edilen bu günkü fen bilimleriyle uyum içindeki şu ifadeleri de dikkat çekicidir:

“Evet arzın evvel-i hilkatına bakıyoruz ki: Mayi (sıvı) haline gelen bir madde-i seyyaleden taş ve taştan toprak halkedilmiş.

Mayi kalsaydı, kabil-i sükna olmazdı. O mayi taş olduktan sonra, demir gibi sert olsa idi kabil-i istifade olmazdı.

Elbette buna bu vaziyeti veren, yerin sekenelerinin hacetlerini gören bir Sâni'-i Hakîm'in hikmetidir. Sonra tabaka-i turabiye, dağlar direği üzerine atılmış, tâ içindeki dâhilî inkılablardan gelen zelzeleler, dağlarla teneffüs edip, zemini hareketinden ve vazifesinden şaşırtmasın. Hem denizin istilâsından toprağı kurtarsın.

Hem zîhayatların levazımat-ı hayatiyesine birer hazine olsun. Hem havayı tarasın, gazat-ı muzırradan tasfiye etsin, tâ teneffüse kabil olsun. Hem suları biriktirip iddihar etsin. Hem zîhayata lâzım olan sair madenlere menşe' ve medar olsun.” (Sözler, 67)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
1.395 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR