Cehennemden çıkış var mıdır? Günah işleyen müminler cehennemde ebedi mi kalacak, yoksa cezaları bittikten sonra cennete girebilecekler mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kalbinde iman bulunan ve bu imanla ölen herkesin cehenneme girse bile sonunda cennete gireceğini bildiren hadisler vardır. (Buhari, Tevhid 19, 31, 36, 37; Müslim, İman 322, 334; Muvatta, 1/212; ayrıca İbrahim Canan Bey'in Kütüb-i Sitte tercümesine de bakabilirsiniz.)

Cennete girmenin ilk şartı iman etmektir. İmanlı bir insan günahkâr olursa, cezasını çektikten sonra cennete gidecektir. İnsanın başına gelen her türlü sıkıntı, hastalık ve musibetler günahının azalmasına bir sebeptir. 

Âyetlerde ebedi cehennemde kalacağı belirtilenler kâfirlerdir. Ancak salih amel eksiği olanların da bunların cezasını çekeceği malumdur.

Bakara suresi 82. âyette, "iman edenler ve salih amel işleyenler hariç" diyerek, cehennemde ebedi kalacak olanların iman etmeyenler olduğu açıkça belirtilir.

"Hayır, durum hiç de öyle değil. Günah işleyip de günahın kendisini her taraftan kuşatıp kapladığı kimseler var ya, işte onlar cehennemliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır. İman edip makbul ve güzel işler yapanlar ise, işte onlar da cennetliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır." (Bakara, 2/81- 82)

Yunus sûresindeki âyet de aynı istikamettedir:

"Kötülük işleyenler ise, yaptıkları kötülük kadar ceza görürler. Kendilerini bir zillettir kaplayacak... Onları Allah’ın bu cezasından koruyup kurtaracak bir kimse yoktur. Yüzleri sanki kapkaranlık gece parçalarıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır."

"Gün gelir, onların hepsini bir araya toplayıp sonra Allah’a şirk koşanlara: 'Siz de, taptığınız şerikleriniz de yerlerinize!' deriz. Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır. Şerikleri: 'Siz dünyada bize tapmıyordunuz. Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu, sizin bize taptığınızdan hiç mi hiç haberimiz yoktu.' derler." (Yunus, 10/27 - 29)

Müminun sûresindeki âyetin devamında bulunan açıklamalar bunların, Allah’ın âyetlerini inkâr eden ve Müslümanlarla alay edenler olduğu belirtilmektedir. Cehennemde ebedi kalacak olanların kâfirler olduğu net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Bu nedenle Ehl-i sünnet anlayışında herhangi bir tezat yoktur. İman ile ölenler cehenenme girse bile, cezasını çektikten sonra cehennemde sonsuz olarak kalmayıp cennete girecektir.

- Büyük günahları işleyen kafir olur mu?

Ehl-i sünnetin dışında kalan Mutezile mezhebi ve Haricilerin bir kısmı, “büyük günah işleyenlerin kâfir olacağını veya imanla küfür ortasında kalacağını” söyler ve bunu şöyle izah etmeye çalışırlar:

“Büyük günahlardan birini işleyen bir mü'minin imanı gider. Çünkü Cenab-ı Hakk'a inanan ve cehennemi tasdik eden birinin büyük günah işlemesi mümkün değildir. Dünyada hapse düşme korkusuyla kendini kanun dışı yollardan koruyan birinin, ebedi bir cehennem azabını ve Cenab-ı Hakk'ın gadabını düşünmeyerek büyük günahları işlemesi, elbette onun imansızlığına delalet eder.”

İlk bakışta doğru gibi görünen bu hüküm, insanın yaradılışını bilmeyen sakat bir düşüncenin mahsulüdür. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, bu sorunun cevabını Lem'alar adlı eserinde şu şekilde vermektedir:

“... İnsanda hissiyat galip olsa, aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve vehmi hükmedip, en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hazırayı (el altında bulunan hazır bir lezzeti), ileride gayet büyük bir mükafata tercih eder. Ve az bir hazır sıkıntıdan, ileride büyük bir azab-ı müecceleden (sonradan gelecek, tehir edilmiş bir azaptan) ziyade çekinir. Çünkü tevehhüm ve heves ve his, ileriyi görmüyor. Belki, inkâr ediyorlar. Nefs dahi yardım etse, mahall-i iman olan kalb ve akıl susarlar, mağlup oluyorlar."

"Şu halde; kebairi (büyük günahları) işlemek, imansızlıktan gelmiyor, belki his ve hevesin ve vehmin galebesiyle, akıl ve kalbin mağlubiyetinden ileri gelir.”

Evet, Bediüzzaman Hazretleri'nin ifade ettiği gibi, insanın yaradılışında cennetin akıl almaz lezzetlerini çok ötelerde görmesi ve bu yüzden onları ikinci plana atıp, hemen eli altındaki günah lezzetlerine meyletmesi gibi bir özellik vardır. Çok acıktığı için kendisini en yakın lokantaya atan bir adamın, ısmarladığı iki porsiyonluk döner on-on beş dakika gecikeceği için, hemen eli altında bulunan kuru ekmeği kemirmeye başlaması ve midesinin yarısını onunla doldurması, bu sırdandır.

Yine Bediüzzaman'ın dediği gibi, insan bir ay sonra gireceği bir hücre hapsinden çok, hemen yemek üzere olduğu bir tokattan korkar. Yani bu hissiyata göre cehennem azabı, onun için çok uzaktır ve Allah da zaten affedicidir.

İşte insan, bu mülahazalarla 'imanlı olmasına rağmen, günahlara meyleder ve nefsinin de desteklemesiyle içine düşebilir. Evet büyük günahları işlemek, imansızlıktan gelmez. Fakat o günahlar, tövbe ile hemen imha edilmezse, insanı imansızlığa götürebilir. Bu konuda yine bediüzzaman'ı dinleyelim:

“Günah kalbe işleyip siyahlandıra siyahlandıra, ta nur-u imanı (iman nurunu) çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Her bir günah içinde küfre (Allah'ı inkara) gidecek bir yol var. O günah, istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi ısırıyor...”

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yorumlar

Anonim

Bazıları cehenneme giren kimsenin mümin de olsa oradan asla çıkamayacağını iddia ediyorlar?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editör
(ahmet)

Cehennem derin kuyu, ahirette kâfir ve günahkâr kimselerin azap Cekecekleri ceza yeridir. Kur'an-ı Kerîm'de inanan ve güzel amel işleyen kimselere Cennet vadedildiği gibi (el-Kehf 18/107); kâfir ve günahkâr kimselere de Cehennem vâdedilmiştir.

Ehl-i sünnet inancına göre, kâfir, münâfık ve müşrikler Cehennem'de ebedî kalırlar, orada ölmezler ve azabları hafifletilmez. Tövbe etmeden günahkâr olarak ölen ve Allah'ın kendilerini affetmediği mü'minler ise Cehennem'de ebedî kalmazlar. Kendilerine günahları kadar azap edilir. Sonra oradan kurtulup Cennet'e girerler ve orada ebedî kalırlar. (Alâuddin Âbidîn, el-Hediyetü'l-Alâiyye, 468).

Ayetlerde ebedi cehennemde kalacağı belirtilenler kafirlerdir. Ancak salih amel eksiği olanların ya da haram işleyenlerin de cezasını çekeceği malumdur. Çünkü imanlı olduğu halde tevbe etmeden günahkar ölmek bir suçtur. Bu suçun cezasını çekmeyeceğini iddia etmek doğru olmaz. Öyleyse cezası kadar cehennemde kalması gerekir. Ayrıca imanlı olduğu halde cehennemde ebedi kalacağını söylemek de kafirlerle aynı durumda kabul etmek anlamına gelir. Bu da imana aykırıdır. Öyleyse cehenneme giren mümin ile kafiri ayırmak gerekir. Elmas, kirlenmekle elmaslıktan çıkmadığı gibi, kömür de süslenmekle elmas olmaz. Bu nedenle imanlarını kirletmiş olan müminler imanlı ölmek şartıyla, cehennemde temizlendikten sonra cennete girecekelrdir.

Bakara suresindeki 82. ayette, iman edenler ve salih amel işleyenler hariç diyerek, cehennemde ebedi kalacak olanların iman etmeyenler olduğu açıkça ablirtilit.

"Hayır, durum hiç de öyle değil. Günah işleyip de günahın kendisini her taraftan kuşatıp kapladığı kimseler var ya, işte onlar cehennemliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır. İman edip makbul ve güzel işler yapanlar ise, İşte onlar da cennetliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır." (Bakara Suresi, 81- 82)

Yunus Suresindeki de aynı istikamettedir.

Kötülük işleyenler ise, yaptıkları kötülük kadar ceza görürler. Kendilerini bir zillettir kaplayacak... Onları Allah’ın bu cezasından koruyup kurtaracak bir kimse yoktur. Yüzleri sanki kapkaranlık gece parçalarıyla kaplanmıştır. İşte onlar cehennemliktir. Hem de orada ebedî kalacaklardır. Gün gelir, onların hepsini bir araya toplayıp sonra Allah’a şirk koşanlara: “Siz de, taptığınız şerikleriniz de yerlerinize!” deriz. Artık onları putlarından tamamen ayırmışızdır. Şerikleri: “Siz dünyada bize tapmıyordunuz. Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu, sizin bize taptığınızdan hiç mi hiç haberimiz yoktu” derler. (Yunus Suresi,27 - 29)

Müminun Suresindeki Ayetin devamında bulunan açıklamalar bunların, Allah’ın ayetlerini inkar eden ve müslümanlarla alay edenler olduğu belirtilmektedir. Cehennemde ebedi kalacak olanların kafirler olduğu net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Bu nedenle Ehl-i Sünnet anlayışında her hangi bir tezat yoktur.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
emir42

değerli kardeşim verdiğiniz cevap beni tatmin etti Allah razı olsun. buradan çıkan sonuç şu ki, Allah celle celalühü hazretleri çok ama çok merhametli. Ben günahkar bir kul olarak çok korkuyordum. hatta imanımın bile beni kurtaramayağını az bir ihtimalde olsa zannettim. Alemlerin Rabbine hamdolsun. bizi aratmadan müslüman olarak yarattı.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
xmelekx

allah razı olsun sizden çok güzel anlatmışsınız.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ahiretyolcusu

o öyle bir cehennem ki allah sonradan çıkacak bile olsak bizi oraya hiç düşürmesin yüce rabbim hepimizin günahlarını affeder inşallah

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
meryem40

bilip bilmediğimiz binbir türlü günahımız var umarım rabbimiz affeder cehnnemine sokmaz bizi merhamtine muhtacız rabbimizn

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Anonim

ALLAH BİZİ SEVDİĞİ İÇİN YARATTI. ONA İBADET EDİP, CENNETE GİTMEMİZİ İSTİYOR!

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
halishoca

Cennete gitmemiz için de kılı kırk yararak kıyıdan köşeden sevap aranacak( sevabımız az ise) o yüzden ambara ne kadar çok atarsak o kadar çok çıkar

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
halishoca

allah bizleri o cehennem azabından korusun

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Vbdestabe

gayet net birşekilde anlatılmış. demek zaman iman kurtarma zamanı Allah razı olsun

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
fani01

Allah'ım senin merhametini,gücünü,büyüklüğünü şu küçük akıl bilirmi!!

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
profxx

Bakara 80. Ve dediler ki: "Bizlere birkaç sayılı günden başka cehennem ateşi temas etmeyecektir. De ki: "Siz Allah'ın huzurunda bir ahid mi aldınız? Elbet de Allah Teâlâ ahdinde hulf etmez. Yoksa bilmeyeceğiniz bir şeyi Cenâb-ı Hakk'a isnad edip söylüyor musunuz"
Ali İmran
23. Görmedin mi kendilerine kitaptan bir nâsip verilmiş olanları ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın kitabına davet olunurlar da sonra onlardan bir zümre yüz çevirir. Ve onlar kaçınan kimselerdir.
24. Bu da onların, "Bize ateş sayılı günlerden başka asla dokunmayacaktır," demelerinden dolayıdır. Ve onları, dinlerinde iftira ettikleri şeyler aldatmıştır.
25. Onları, o vukuunda şüphe olmayan gün için topladığımız ve her şahısa kazanmış olduğu şey ödenecek olan zaman onların hali ne olacaktır. Ve onlar zulüm olunmuş olmayacaklardır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
kadermıs

en güzeli ne olursa olsun her zaman tövbe etmek ALLAHIM AFFETSİN

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Boromir

Arkadaşlar lütfen küçük harfle ALLAH yazmayalım. Gerçekten büyük saygısızlık. Hiç değilse ilk harfini büyük yazın lütfen.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Shukru35

profxx kardeş, bahsettiğin Bakara suresinin 80. ayeti Yahudilerin cennetten tapu satma benzeri bir geleneği ile alakalı.. Ayrıca Ali İmran suresinde de bahsettiğin ayette birebir Bakara 80 deki ifade var.. Yani bu ayetler mü'minler için değil Allah adına yalan uyduranlar için. Ayetleri tek başına okumayınız öncesinde sonrasında ne yazıyor onları da inceleyiniz...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun