Araf 179 ve Nahl 78'de kulak göz kalp ve kalp göz kulak sıralamasının hikmeti nedir?

Soru Detayı

Araf suresi 179. ayette ve Nahl suresi 78. ayette; "kalp-göz-kulak" ve "kulak-göz-kalp" sıralamasının hikmeti nedir? Araf 179'da "kalpler, gözler, kulaklar" olarak sıralanırken neden Nahl 78'de "kulaklar, gözler, kalpler" olarak sıralanmıştır. Eğer kolaydan zora sıralandıysa bu sıra neden Araf 179'da kalp, göz ve kulak olmuştur?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Kuran'da her bir kelime bir hikmet üzere nazil olmuş ve bir hikmet üzere sıralanmıştır. Burada da durum aynıdır. Şöyle ki:

Cenab-ı Hak Araf suresi 179. ayette şöyle buyurmuştur: "Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu Cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, onunla düşünmezler. Gözleri vardır, onlarla görmezler. Kulakları vardır, onlarla işitmezler..."

Gördüğünüz gibi bu ayet-i kerime, Cehennem ehlinden bahsetmekte ve onların Cehenneme giriş sebebini beyan etmektedir. Onların Cehenneme giriş sebebi, iman sıfatını tahsil etmemeleridir. İman sıfatını tahsilse ya kalple, ya kulakla, ya da gözle olur.

İmanı tahsilde ilk vasıta kalptir.

Allah-u Teala insanı İslam fıtratı üzerine yaratmış ve kalbine imana karşı bir meyil koymuştur. Bir insanın göz, kulak ve dil gibi hiç bir azası olmasa, bu kişi şu alemi tanıyamaz; ancak kendi varlığından da şüphe etmez. Bu durumdaki bir kişi, sadece kalbinin sesini dinlese ve vicdanına kulak verse, Allah'ı kabul edecek ve iman sıfatını tahsil edebilecektir. Her kalp bu fıtrat üzerine yaratılmıştır.

Demek imanı tahsilde kalp birinci sıradadır.

Eğer insan kalbinin sözüne kulak vermez ve vicdanının sesini dinlemezse, bu sefer imanı tahsilde ikinci vasıta olan gözünü kullanır. Şu aleme gözüyle bakar ve bu alemdeki faaliyetten bir fail-i muhtara intikal eder.

Demek göz, iman sıfatını tahsilde ikinci vasıtadır.

Eğer insan kalbinin sözüne kulak vermez ve vicdanının sesini dinlemez, gözüyle gördüklerine de itibar etmezse, peygamberlerin irşadını dinler; Peygamber varisi olan alimlere ve evliyalara kulak verir, yine imanı tahsil eder.

Demek kulak, iman sıfatını tahsilde üçüncü vasıtadır.

Sözün özü: İman sıfatını tahsil etmekte 1. vasıta kalp, 2. vasıta göz ve 3. vasıta kulaktır. Ayetteki sıralama da buna göredir.

Nahl suresi 78. ayette ise iman sıfatının tahsilinden değil, insanın yaratılışından bahsedilmektedir.

Ayetin meali şu şekildedir: "Allah sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi."

Gördüğünüz gibi ayet-i kerime insanın yaratılışından bahsetmektedir. Bu ayetteki kulak, göz ve kalp sıralamasının hikmeti, organların yaratılış sırasıdır.

Embriyolog Dr. Keith Moore, embriyonun gelişim sürecinde iç kulakların ilk halinin belirmesinden sonra gözün oluşmaya başladığını ifade etmektedir. Hissetme ve anlama merkezi olan beynin ise kulak ve gözün ardından gelişimine başladığını söylemektedir.

Anne karnındaki çocuk fetus halindeyken, hamileliğin yirmi ikinci günü gibi erken bir dönemde kulaklar gelişir ve hamileliğin dördüncü ayında kulak tam olarak fonksiyonel hale gelir. Fetus bundan sonra annenin karnındaki sesleri duyabilir.

Dolayısıyla yeni doğan bir bebek için işitme duyusu, diğer yaşamsal fonksiyonlardan önce oluşur.

Kuran'daki bu öncelik sırası mucizevîdir. Yaşamak için görmek, işitmekten daha önemli iken, ayetlerde sıralanış olarak her zaman işitmenin görmekten daha önce zikredilmesinin hikmeti herhalde bu olmalıdır.

Sözün özü: Her ayetteki sıralanış kendi makamına göredir ve ayn-ı hikmettir.

En iyisini Allah bilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
120 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun