Ahzap 72. ayete göre, zalimlik ve cahillik insanın doğasında mı vardır?

Soru Detayı

Ahzap suresi 72. ayete göre, zalimlik ve cahillik insanın doğasında mı vardır? Herhalde hristiyanlıktakine benzer bir anlam çıkmaz. Ayetin mealini yorumlar mısınız?
"İnnehu" kelimesi ne anlama gelmektedir?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Cevap 1:

Cahillik ile bilgelik, zalimlik ile adillik vasıfları, insanın fıtratında vardır.

Allah’ın, iyi ve kötü bu iki unsurla mücehhez kıldığı insanoğlu, kendi özgür iradesiyle bir tarafı tercih etmektedir. Veya bazen öyle bazen böyle tercih yapmaktadır.

Bir yoruma göre Allah’ın emir ve yasaklarından ibaret olan emanete riayet veya hıyanet etmek / yahut da bazen riayet bazen hıyanet etmek insan için mümkün olduğu gibi, bir vakıa olarak da tahakkuk etmektedir.

Buna göre, insana emanet edilen yükümlülük yerine getirildiği takdirde insan alim, fazıl ve âdil olur. Aksi takdirde zalim ve cahil olur.

Demek ki, Allah insanı nihayetsiz hayra da şerre de kabiliyetli bir şekilde yaratmıştır. İnsan bu kabiliyetleri iman ve ibadet ile terbiye ederse alay-ı illiyine çıkar, yok küfür ve günah ile çürütürse o zaman da esfel-i safiline sükut eder.

İşte insanı zalim ve kendine tapacak kadar bencil yapan, insanın küfür ve günahlar ile bilkuvve bulunan şer kabiliyetini inkişaf ettirmesidir. Bu yüzden Kuran insanı bir cihetle "ahsen-i takvim" şeklinde tavsif ederken, diğer bir cihetle de "zalim ve cahil" diye niteliyor.

Bu husus ayetlerde şu şekilde ifade edilmektedir:

"Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik. Hepsi de onu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korktular. İnsan ise onu yüklendi.  Gerçekten insan çok zalim, çok cahildir." (Ahzâb, 33/72)

"Biz insanı en mükemmel surette yarattık, sonra da onu en aşağı derekeye düşürdük. Ancak iman edip güzel ve makbul işler yapanlar müstesnadır. Onlara ise hiç eksilmeyen ve tükenmeyen bir mükâfat vardır." (Tin, 95/4-6)

İnsanın fıtratı bir tarla gibidir. Allah bu tarlaya çok hikmetlerin tahakkuku için hayır ve şer tohumlarını beraber ekmiştir. İnsan fıtrat itibari ile hayra da şerre de kabiliyetli olarak yaratılmıştır. Bu hayır ve şer tohumlarının inkişaf ve tekemmül seçimini ise insanın kendi tercihine bırakmıştır.

Yani insan fıtratına ekilmiş olan bu hayır ve şer tohumlarından birisine kuvvet verip onu neşvü nemalandırabilir. Seçim insanda olmasından dolayı, mesuliyet ve sorumluluk da insana aittir.

Yani insanın önünde iki yol var, ya iman ve ibadet ile varlık ve benlik davasını bırakıp mütevazi ve diğerkâm bir kul olacak ya da küfür ve gaflet ile varlık ve benlik davasına sapıp zalim ve bencil birisi olacak.

İnsan için her ikisi de mümkün.

Cevap 2:

Ayetteki, "Gerçekten insan çok zalim, çok cahildirhususunda şu izahlar yapılmıştır:

1) Bununla, Hz. Âdem'in emre aykırı hareket etmesi suretiyle kendisine zulmetmesi ve cennetten çıkarılma gibi bir cezanın kendisine verilebileceğini kestirememesi kastedilmiştir.

2) İnsanın çeşitli günahlara dalarak, kendisine zulmetmesi ve yaptıklarından ötürü kendisine verilecek cezayı bilememesi kastedilmiştir.

3) Bu ifade, "İnsanın işi zulüm ve cehalettir" manasınadır. Nitekim aynı manada olmak üzere "direten at" "gemi azıya almış hayvan" ve "temiz mal" denilir. İnsan da böyledir. Çünkü onun da işi, zulüm ve cehalettir.

Binaenaleyh, Cenab-ı Hak o emaneti insana verince, insanların bir kısmı, olduğu gibi kaldı; bir kısmı ise, zulmü terk etti.

Nitekim Cenab-ı Hak, "İman edip de imanlarına zulmü karıştırmamış olan" (Enam, 82) ve de, "Cehaleti terk edenler yok mu?" buyurmuştur.

Yine Cenab-ı Hak, Hz. Adem hakkında, "Âdem'e, bütün isimleri öğretti" (Bakara, 31), bütün müminler hakkında da, 'İlimde rüsuh sahibi olanlar, "Ona iman ettik" derler" (Al-i İmran, 7) ve "Allah'tan, hakkıyla ancak âlim olanlar korkar" (Fatır. 28) buyurmuştur.

4) İnsan, meleklerin zannına göre, "çok zalim ve çok cahil" idi. Çünkü onlar, "Orada bozgunculuk edecek... kimseyi mi yaratacaksın?" (Bakara, 30) demişlerdi. Cenab-ı Hak da, Hz. Adem'in), ilminin ne olduğunu, o meleklerin bizzat yanında açıklamış ve ortaya koymuştu. Bu amaçla o, "... bunları adlarıyla bana haber verin.." (Bakara, 31) buyurmuştur. (bk. Razi, Mefatih, ilgili ayetin tefsiri)

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
Kategori:
545 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun
UYGULAMALAR