Abdest alırken ayakların aşık/incik/topuk kemiğini yıkamadan abdest geçerli olur mu?

Soru Detayı

Namaz abdesti alırken ayakların yıkanması sırasında aşık kemiğini yıkamadan abdest geçerli olur mu?
​Bugüne kadar namaz abdesti alırken ayaklarımı yıkama sırasında parmak araları, topuk dahil ayak bileğime kadar yıkıyordum. Ancak aşık kemiğini yıkamıyordum, topuklar dahil ayak bileğine kadar yıkayıp bırakıyordum. Fakat aşık kemiğinin de yıkanması gerektiğini yeni öğrendim. Farz olan ayağı yıkama esnasında aşık kemiğinin yıkanması zorunlu olan bir yer midir yoksa bileğe kadar yıkamak abdestin geçerli olması için yeterli midir? Eğer zorunluysa aşık kemiğini yıkamadan (aşık kemiğinin hemen altına kadar ayakları yıkayarak) alınan abdestle geçmişte kıldığım namazların kazalarını yapmam gerekir mi?

Cevap

Değerli kardeşimiz,

Abdest, “belli organları usulüne uygun olarak su ile yıkamak ve bazılarını da ıslak el ile mesh etmek” şeklinde tarif edilir. (1)

Abdestle ilgili olarak Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın, başınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın… Eğer su bulamazsanız temiz toprakla teyemmüm edin.” (Maide, 5/6) buyurulur. 

Hz. Peygamber (asm) de hem abdestin nasıl alınacağını Müslümanlara fiili olarak göstermiş (2) hem de abdestsiz olarak kılınacak hiçbir namazın Allah katında kabul olunmayacağını belirtmiştir. (3)

Abdestin bu ayette ifadesini bulan dört farzında sünni fıkıh mezhepleri ittifak etmişlerdir.

Ancak Hanefi mezhebinin dışında kalan diğer üç sünni mezhebin bunlara bazı şartlar ilave ettiği görülür. Mesela abdeste niyet etmek bu üç mezhebe göre, abdeste başlarken besmele çekmek Hanbelilere göre, dört farzın ayette sayılan sıraya uygun yapılması (tertip) Şafii ve Hanbelilere göre, bu işlemlerin ara verilmeden yapılması (muvalat) Maliki ve Hanbelilere göre farzdır. Hanefilere göre ise bu sayılanlar sünnettir.

Sünnetlerine ve adabına (4) riayet edilerek, abdest şöyle alınır:

Niyet ve besmele ile abdeste başlanıp önce eller bileklere kadar ve parmak araları da hilallenerek/ovuşturularak üç defa yıkanır. Varsa deri üzerindeki hamur, boya, sakız gibi maddeler temizlenir. Parmaktaki yüzük oynatılır. Misvak veya diş fırçası ile, bunlar yoksa sağ elin parmaklarıyla dişler temizlenir. Sağ el ile üç defa ağza, üç defa da burna su verilir. Üç kere yüz yıkanır. Sonra dirsekle birlikte sağ kol üç defa, sonra aynı şekilde sol kol üç defa yıkanır. Sağ el ıslatılarak avuç ve parmakların içiyle başın üstü bir defa mesh edilir. Bu şekilde başın dörtte birini mesh etmek yeterli ise de iki elle başın tamamının mesh edilmesi Maliki mezhebine göre farz (5), diğer mezheplere göre sünnettir. Eller yine ıslatılarak başparmakla kulağın dışı, şehadet parmağı veya serçe parmakla içi mesh edildikten sonra her iki elin arkasıyla boyun mesh edilir. Önce sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlanarak topuk ve aşık kemikleri de dahil olmak üzere yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına özen gösterilir. (6)

Buna göre, abdest ile ilgili ayetten, abdest esnasında dirsek ve topukların/inciklerin/aşıkların da yıkamaya dahil olarak farz olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Zira ayetteki ile’lmerâfik ve ile’l-ka’beynde yer alan ila harf-i cerrinin me’a (birlikte) manasına gelmesinden hareketle dirsek ve topukların inciklerin/aşıkların yıkamaya dahil olduğu açıktır.

Ancak, İmam Züfer’e göre, dirsek ve topuklar/incikler/aşıklar abdestte yıkanacak yerlere dahil değildir. Çünkü ona göre, abdestle ilgili ayette geçen “ila” edatı, varılacak sınırı göstermektedir, sınır ise sınırlanmış olan kısma dahil olmaz, o halde ayetin manası “dirseklere ve topuklara/inciklere/aşıklara kadar yıkayın” demektir. (7)

Her ne kadar fetvaya esas olan görüş abdestte dirseklerin ve topukların/inciklerin/aşıkların da yıkanması ise de, bunun farz olduğunu bilmeyen ve yıkamayan kimselerin aldıkları abdestler ve kıldıkları namazlar, İmam Züfer’in içtihadına göre geçerlidir, kaza edilmesi gerekmez. Ancak bundan sonra abdest alırken dirsekleri ve topukları/incikleri/aşıkları da yıkamanız gerekir.

Dipnot:
1) Merğinani, el-Hidaye, I, 93-94.
2) Merğinani, el-Hidaye, I, 102
3) Buhari, Vudu, 2; İbn Mace, Taharet, 47.
4) Buhari, Vudu, 7; Ebu Davud, Taharet, 50.
5) İbn Cüzey, el-Kavanin, s. 84.
6) Kasani, Bedai’, I, 23-25.
7) el-Mevsılî, el-İhtiyâr li Ta’lîli’l-Muhtar, I, 7; Cessâs, Ahkâmu’l-Kur’an, III, 344; Serahsî, el-Mebsût, I, 6, 7; Merginânî, el-Hidâye, I, 95.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar:
Sorularla İslamiyet
205 kez okundu
Yorum yapmak için giriş yapın veya kayıt olun